Hakkımızda | İletişim  








Bizi doğru olan yola ilet.

(Fatiha, 6)

 
 
 


 
 

Aytaç POLAT   1230

Allah Yolunda Ribat'ın Önemi ve Murabıt'ın Fazileti

فَإِذَا‭ ‬انسَلَخَ‭ ‬الأَشْهُرُ‭ ‬الْحُرُمُ‭ ‬فَاقْتُلُواْ‭ ‬الْمُشْرِكِينَ‭ ‬حَيْثُ‭ ‬وَجَدتُّمُوهُمْ‭ ‬وَخُذُوهُمْ‭ ‬وَاحْصُرُوهُمْ‭ ‬وَاقْعُدُواْ‭ ‬لَهُمْ‭ ‬كُلَّ‭ ‬مَرْصَدٍ‭ ‬فَإِن‭ ‬تَابُواْ‭ ‬وَأَقَامُواْ‭ ‬الصَّلاَةَ‭ ‬وَآتَوُاْ‭ ‬الزَّكَاةَ‭ ‬فَخَلُّواْ‭ ‬سَبِيلَهُمْ‭ ‬إِنَّ‭ ‬اللّهَ‭ ‬غَفُورٌ‭ ‬رَّحِيمٌ‮ ‬‬

“...Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip tutun.”

يَا‭ ‬أَيُّهَا‭ ‬الَّذِينَ‭ ‬آمَنُواْ‭ ‬اصْبِرُواْ‭ ‬وَصَابِرُواْ‭ ‬وَرَابِطُواْ‭ ‬وَاتَّقُواْ‭ ‬اللّهَ‭ ‬لَعَلَّكُمْ‭ ‬تُفْلِحُونَ‮ 

“Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah’tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.”

Hasan Basri (rahimehullah) “Sabredin, sabırda     yarışın” ayetini    okuyup şöyle dedi: ”Müslümanlar, kâfirlere karşı sabretmekle emrolundular. Ta ki kâfirler dinlerinden bıksınlar.”

Muhammed b. Kab el-Kuraşi de bu ayeti şöyle tefsir etmiştir: “Benim ve kendi düşmanınızı, kendi dinlerini sizin için bırakıncaya kadar sınırlarda nöbetleşin.

Muhammed b. Atiyye, tefsirinde şöyle demiştir: “Bu görüşlerin en doğrusu : ‘Ribat, Allah yolunda cihaddan ayrılmamaktır.”

İbn Rüşd 'Mukaddimad' adlı eserinde İbn Ömer’den (radiyallahu anh) şöyle rivayet etmiştir: “Cihad, müşriklerin kanını akıtmak için farz kılındı. Ribat da, Müslümanlar’ın kanını korumak için farz kılındı. Müslümanlar’ın kanını korumak , müşriklerin kanını akıtmaktan bana daha çok sevimli gelmektedir.”

Şunu iyi bil ki; ribat, imanın şubelerinden ve bağışlanma nedenlerindendir. Onun farziyetliyle ilgili olarak başka ibadet ve iyilikler hakkında varit olmayan şeyler varit olmuştur. Ribatın başlıca faziletleri şunlardır:

1.Bir günlük ribat, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.

2.Bir günlük ribat, bir ay oruç tutup, geceleri namaz kılmaktan daha hayırlıdır.

3.Ölen kimsenin amel defteri kapanır ancak murabıtların defteri kapanmaz.

4.Murabıt, ribat esnasında ölürse; Allah (subhanehu ve teâla), onu kıyamet günü şehid olarak diriltir.

5.Allah yolunda bir günlük ribat, ribatsız geçen bin günden daha hayırlıdır.

Değerli Müslüman Kardeşim ! 

Bu saydığımız maddeleri delilleriyle birlikte açıklamaya çalışacağım inşêAllah.

1. Bir günlük ribat, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.

Sehl b. Sad’dan (radiyallahu anh) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah yolunda bir günlük ribat; dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Birinizin Cennet’teki bir kamçılık yeri, dünya ve üzerindekilerden daha hayırlıdır.”

Hadisteki “dünya ve içerisindekilerden daha hayırlıdır.” İfadesi, kimisine göre zahiri anlam üzerine hamledilir. Kimisine göre de bu, itaat, “Şayet kişi, dünya ve üzerindekilere melik olabilse ve bunu Allah yolunda infak etse, dünya ve üzerindekilerden daha hayırlıdır.” Manasına geldiğini söylemiştir. Bu görüşü Nevevi, Sahih-i Muslim şerhinde Kadı İyad’tan nakletmiştir.

Kimisi de şöyle demiştir: “Bu, nefiste daha fazla yer etmesi için gayb olanı somutlaştırmak içindir. Çünkü dünya nimetlerine ve lezzetlerine sahip olmak istemenin nefsin tabiatından büyük yer tutar. 

Ribatta geçirilen tek bir günün sevabı (ki bu soyut ve gaybtır) dünya lezzetlerinden bildiğimiz somut nimetlerden daha hayırlıdır. İbn-i Dakik el-Id, bu görüşü tercih etmiştir.

2. Bir Günlük Ribat, Bir Ay Oruç Tutup, Geceleri Namaz Kılmaktan Daha Hayırlıdır

Selman el-Farisi’den (radiyallahu anh) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Bir günlük ribat, bir ayın orucundan ve kıyamından daha hayırlıdır. Ölürse üzerine dünyada iken yaptığı ameli ve rızkı cereyan eder. Fitnelerden de emin olur.”

Ebu Derda (radiyallahu anh), Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Bir aylık ribat, bir asırlık oruçtan daha hayırlıdır. Kim Allah yolunda murabıt olarak ölürse büyük korkudan emin olur. Rızkı, Cennet’ten getirilir. Allah, onu diriltinceye kadar ecri devam eder.”

3. Ölen Kimsenin Amel Defteri Kapanır Ancak Murabıtın Amel Defteri Kapanmaz

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ölen kimsenin amel defteri kapanır ancak murabıt bundan müstesnadır. Eğer o, ribat esnasında ölür ise; ribat ve diğer salih amellerinin ecri, kıyamet gününe kadar devam eder.”

Fudale b. Ubeyd (radiyallahu anh) Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Allah yolunda murabıt olarak ölen hariç, her kişinin amel defteri mühürlenir. Murabıtın ameli, kıyamet gününe kadar artar ve kabir fitnesinden emin olur.”

Sadaka-i Cariye; verilen sadakanın tükenmesiyle, kendisinden faydalanılan ilim; ilmin gitmesiyle, dua eden salih bir evladın; ölmesiyle tüm bunlar bir gün son bulur. Fakat ribatın ecri, kıyamete kadar kat ve kat artar. Kat ve kat artmasının haricinden, artmanın bir manası yoktur. Ayrıca bu, bir sebebe mebni değildir ki; o, yok olmasıyla kesilsin. Bilakis o, kıyamete kadar Allah’tan sürekli bir fazilettir. Çünkü tam iyilikler; ancak düşmandan emin olmakla, dinin hudutlarını koruyarak, onlardan korunmak ve İslam Şeriatı’nı ikame etmekle mümkündür.

Ebu Umame’den (radiyallahu anh) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Dört sınıfın ecirleri ölümden sonra devam eder:

1-Allah yolundaki murabıt,

2-Hayırlı bir amel işleyen (çığır açan).(Bu amel işlendikçe ona da ecir devam eder.)

3-Sadaka veren kişi.(Bu, sadaka vermeye devam ettikçe ecir yazılmaya devam eder.)

4-Arkasından, kendisine hayır dua eden bir evlat bırakan kişi.”

Ubade b. Sabit (radiyallahu anh) der ki: “Hiçbir fert yoktur ki; canı çıkmadan önce varacağı yeri görmesin. Ancak murabıt bundan müstesnadır. Allah indindeki yerini görmez. Çünkü hayatı sona ermesine rağmen amelleri kesilmez. Bilakis amelleri kıyamete kadar fazlalaşır ve kat kat artar. Ecrinin ne kadar olacağını nereye ulaşacağını Allah’tan başka hiç kimse bilemez.”

4- Murabıt,  Ribat Esnasında Ölürse Allah (Subhanehu ve Teâla), Onu Kıyamet GünÜ Sehid Olarak Diriltir

Ebu Hureyre (radiyallahu anh), Rasûlullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle rivayet etmiştir: “Kim, Allah yolunda murabıt olarak ölürse, daha önce yapmış olduğu salih ameller onun için devam eder, rızkı devamlı olarak gelir, kabir azabından emin olur, Allah (Subhanehu ve Teâlâ), kıyamet günü büyük korkudan emin olarak onu diriltir.”

İşte bu, Allah’ın (Subhanehu ve Teâlâ) kulları için süregelen sünnetidir. Kim, doğru bir şekilde Allah’a yakınlaştıracak bir şeye yönelir de, tüm istek ve arzularına rağmen İlahi takdir, onu kendisinden men ederse;  Allah (Subhanehu ve Teâlâ), Kıyamet Günü’nde onun güzel kastına, halis niyetine ve sadakatine karşılık kendisinden bir iyilik olarak itaatinin ecrini verir.

Murabıt, ancak ve ancak şehadeti arzulamak, onu kazanmak ve bu uğurda canını feda etmek için ribat eder. Bu taktirde öldüğünde şehit olarak diriltilmesi tabiidir. Allah’ın (Subhanehu ve Teâlâ), şehidlere özel olarak verdiği nimetleri murabıtlara da vermesi  bunu destekler. 

Enes b. Malik (radiyallahu anh) der ki: “Rasûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem), ribatın ecri sorulduğunda O şöyle buyurdu: “Kim, Müslümanlar’ın gerisinde nöbet tutarak bir geceyi ribatla geçirirse; ona, geride bıraktığı oruç tutanların ve namaz kılanların ecri vardır.”

5- Allah Yolunda Bir Günlük Ribat, Ribatsız Geçen Bin Günden Daha Hayırlıdır

Osman b. Affan’dan (radiyallahu anh) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah yolunda bir günlük ribat, başka yerlerde geçirilen bin günden daha hayırlıdır.”

Şeyhu’l İslam İbn Teymiyye (rahimehullah), kişinin ribat yerinde murabıt olarak durmasının, Mekke, Medine ve Beytû’l Makdis’te durmasından daha faziletli olduğu hususunda icma olduğunu nakleder.

Ahmed b. Hanbel’e (rahimehullah) Mekke’de ikamet etmek mi yoksa ribat mı sana da sevimlidir?’ diye sorulduğunda ‘Ribat daha sevimlidir.’ cevabını vermiştir. Yine İmam Ahmed şöyle demiştir: “Bizim yanımızda; gazâ, cihad ve ribata eşdeğer (muadil) hiçbir amel yoktur.”

Murabıtın ribat yerindeki namazı, orucu, zikri, kıraâtı ve nafakası ecir bakımından kat kat fazladır. Hiç şüphe yok ki; murabıt da mücahid gibidir. Her ikisi de Allah yolundadır.

Velhamdulillahi Rabbil Alemin

 

Genç Muvahhidler Dergisi 10.Sayı

(Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.)

ANA SAYFA

 

 
  Son Yüklenenler

30.12.2017
Ehl-i Kitap’a Muhalefet ve Yılbaşı - Ebu Lubabe
16.03.2017
Ebu Muhammed el-Makdisi:
16.03.2017
Ebu Katade el-Filistini: “Cihadi akımda olması beklenen değişimler”








02.06.2020

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

(Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.)

"Düşmanlarım bana ne yapabilirler, ben cennetimi kalbimde, bahçemi göğsümde taşıyorum. Nereye götürülsem onlar benimle beraberdir. Hapsedilmem halvet, öldürülmem şehadet ve memleketimden sürülmem ise seyahattir."

(İbn-i Teymiyye rahimehullah)