Hakkımızda | İletişim  








Bizi doğru olan yola ilet.

(Fatiha, 6)

 
 
 


 
  Hakkımızda

 

İBN-İ TEYMİYYE’NİN (RAHİMEHULLAH) LAMİYE KASİDESİ

“Ey bana Mezhebimi ve Akidemi soran!
Hidayeti sorup-soruşturan, hidayetle rızıklandırılır!

Sözümü dinle; kelamını tahkik ederek,
ondan ödün vermeyenin ve (bir başkasıyla) değiştirmeyenin!

Ashab’ın tümünü sevmek benim için mezheptir (yoldur),
Ve yakınların (Ehl-i Beyt) sevgisini, (Allah’a yakın olmaya) vesile ediyorum.

Ve (sahabelerden) her birinin kadri ve fazileti apaçıktır,
Lakin (Ebu Bekir) es-Sıddık aralarında en faziletli olanıdır.

Kur’an hakkında, (yalnızca) onunla gelen (bildirilen)’i söylerim,
Âyetleri, ki o (Allah tarafından) gönderilen yüce vahiydir (kadimdir).

Ve derim ki; Allah Celle Celaluhu (böyle) buyurdu,
(ve) Rehber(imiz Muhammed) Mustafa (böyle dedi) ve tevil etmem (onların sözlerini)!

Sıfatlara dair bütün ayetleri ilk emredildiği gibi (kabul ederim),
Hak olarak, tıpkı ilk (ve en hayırlı neslin; selefi salih)’in naklettiği gibi (ta’tilsiz, tevil etmeksizin kabul ederim).

Ve bunun mesuliyetini, bu nakli yapan (bize ulaştıran)’lara iade ederim (döndürürüm),
Ve bu hususta tahayyül edilen (uydurulan) her şeyden korurum (onları).

Yazıklar olsun, Kur’an’ı arkasına iten,
Ve delil istendiğinde de: el-Ahtal* (şöyle) dedi, diyene!

Mü’minler Rabblerini (ahirette) hak olarak görecekler.
Ve (O, azze ve celle) semaya keyfiyetsiz olarak nüzul eder (iner).

Mizan’ı kabul ederim ve Havz’ı,
Umarım (Havz ile) susuzluğu giderileceklerden olurum.

Bunun gibi Cehennem üzerine uzatılan Sıratı da (kabul ederim),
Muvahhid (Müslüman) olan (onun üzerinden geçerek) kurtulacak ve kalanlar (ise Cehennem’e) terkedilecek.

Şaki (bedbaht) kimse (ilahi) hikmet gereği ateşte yanacak (kavrulacak)tır.
Ve bunun gibi, (ilahi hikmet gereği) takva sahibi Cennet’e girecektir.

Her akıl sahibi canlının kabrinde,
Ona eşlik edecek amelleri bulunur ve (kabir sorgusu) sorulur.

Bu İ'tikatıdır Şafii’nin, ve Malik’in,
Ve Ebu Hanife’nin sonra Ahmed’in nakledile gelen (İ'tikatıdır)…

Eğer onların yoluna tabi olursan muvaffak (kılınıp başarılı) olursun,
Ve eğer bidat çıkarırsan o zaman hiç destek görmezsin!..”

*el-Ahtal; Ğiyas bin Ğavs el-Salt al-Tağlebi el-Nasrani isimli, Hıristiyan, teslise inanan ve Emeviler Dönemi’nde yaşamış meşhur bir şairdir. (Zehebi, Siyer A’lam'un Nubela, 4/589) Ahtal lakabını almasının sebebi olarak birçok şey zikredilmişsede çoğunlukla boş ve çok konuştuğu için 'geveze, ahmak, aptal ve boşboğaz' manasına gelen bu kelime lakabı olmuş ve 'el-Ahtal' olarak bilinir olmuştur.

Şeyh’ul İslam İbni Teymiyye, bu sözü ile el-Ahtal’ın sözlerini kendilerine delil alan kelamcıları kınamayı arzu etmiştir. Zira Eşari kelamcılar, Kelamı Lafzi ve Kelamı Nefsi ismini verdikleri yeni bir anlayış icat etmişler ve Allah’ın Kelamı olan Kur’an’ın yaratılmış olduğunu ileri sürmüşler, onlara bunun delili sorulduğunda ise el-Ahtal’ın söylediği:

'Şüphesiz söz kalpte olandır,
Dil ise, kalpte olanın göstergesidir!..'

dizelerini delil getirmişlerdir.

Zehebi, sürekli olarak kelamcılarla tartışan ve onları yeren Şeyh Eb’ul Beyan’ın görüşlerini naklederken onun birgün Şeyh el-Emin olarak bilinen İbni Temim ile münazarası sırasında, hasmına şöyle dediğini nakleder: "Yazıklar olsun sana! Hanbelilere (…) delil nedir diye sorulsa onlar Allah böyle demiştir, Rasulu böyle demiştir der (…) ama sizlere Kur’an’ı Kerim’in nefiste var olan bir mana olduğunun delili nedir diye sorulacak olursa siz el-Ahtal: ‘Şüphesiz söz kalpte olandır!’ dedi dersiniz. Şu el-Ahtal dediğiniz kim oluyor? Kötü bir Hıristiyan’dır. Mezhebinizi onun şiirinden aldığınız bir beyite bina ettiniz, Kitab’ı ve Sünnet’i terk ettiniz!..." (Zehebi, el-Uluvv li’l Aliyy’il Azim, 284-285)

El- Ahtal ile sonrasının arkasında bir kare, dikdörtgen olacak ve bu kare bu yazının arkasının renginde olacak

 

 







10.12.2018

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

(Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.)

"Düşmanlarım bana ne yapabilirler, ben cennetimi kalbimde, bahçemi göğsümde taşıyorum. Nereye götürülsem onlar benimle beraberdir. Hapsedilmem halvet, öldürülmem şehadet ve memleketimden sürülmem ise seyahattir."

(İbn-i Teymiyye rahimehullah)